Sakıp Sabancı Müzesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sakıp Sabancı Müzesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mayıs 2009 Çarşamba

Lizbon İstanbul'a taşındı

Sabancı Müzesi, Portekiz'deki Calouste Gulbenkian Vakfı işbirliğiyle, 'Lizbon, Bir Başka Şehirden Hatıralar' başlıklı bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Sergide, 19. ve 20. yüzyıllarda yaşamış Portekizli sanatçıların eserleri yer alıyor.
Dün gerçekleştirilen basın toplantısına Sabancı Müzesi Müdürü Dr. Nazan Ölçer, Calouste Gulbenkian Müzesi Müdürü João Castel-Branco Pereira ve serginin küratörü Helena De Freitas katıldı. Portekizli sanatçıların çektiği fotoğraflar ve yaptıkları tablolar, İstanbul ve Lizbon'un birbirine ne kadar çok benzediğini gösteriyor. Sergi, 14 Temmuz'a kadar gezilebilir.

3 Mayıs 2009 Pazar

İstanbul'da bir kukla devi

Sabancı Müzesi'ndeki tanıtım toplantısında konuşan 12. Uluslararası İstanbul Kukla Festivali'nin genel sanat yönetmeni Cengiz Özek, festivalin başta Türkiye'den ustalar olmak üzere Japonya'dan Arjantin'e, Norveç'ten İran'a geniş bir yelpazeden 150 grubun kukla ve gölge tiyatrosu yorumlarını izleyiciyle buluşturacağını söyledi.
Festivalin bu yıl da yine pek çok ilke imza atacağını belirten Özek, festival kapsamında ''Büyülü Ağaç'' ve ''Çöp Canavarı'' adlı oyunlarını Türkiye adına seyirci ile buluşturacağını ifade etti.
Özek, festival kapsamında Fransız Kültür Merkezi, Kukla İstanbul, Taksim Meydanı, Profilo Kültür Merkezi, Sultanahmet Meydanı, Caddebostan Kültür Merkezi ve Ümraniye Meydan Alışveriş Merkezi'nde gösteriler yapılacağını kaydetti.
Festivalin, Geleneksel Türk Tiyatrosu'nun yaşamasına önemli katkılar sağlayan Prof. Dr. Metin And anısına ithaf edildiğini belirten Özek, festivalde farklı kültürlerden modern ve geleneksel kukla örneklerinin sahneleneceğini dile getirdi.
Özek, festivalde ayrıca Larry Read tarafından hazırlanan belgesel filmde, Endonezyalı bir gölge oyunu sanatçısının tekniği ile Metin Özlen'in Karagöz yapım ve oynatım tekniğinin gösterileceğini vurguladı.
Türkiye'deki Karagöz sanatçıları üzerine hazırlanmış 3 ayrı belgesel filmin gösteriminin yanı sıra kentin çeşitli bölgelerinde yapılacak atölye çalışmaları ve Akdeniz Kuklası Sempozyumu'nun da festival kapsamında olduğunu belirten Özek, bu yıl Festival Onur Ödülü'nün ''Gölgeye Övgü'' sergisi dolayısıyla, Karagöz ve gölge sanatına katkıları nedeniyle İstanbul Modern'e verileceğini ifade etti.

İLK KEZ TÜRK SEYİRCİSİYLE BULUŞACAK
Fransa, Rusya Federasyonu, Macaristan, İspanya, Japonya, Çek Cumhuriyeti, Almanya, Yunanistan, İran, İtalya ve Türkiye'den grupların katılacağı festival, dünyaca ünlü Fransız Philippe Genty Topluluğu'nu Türk izleyicisiyle ilk kez buluşturacak.
''Zigmund Follies'' adlı oyunuyla sahne alacak olan ve objelerin fantastik dili üzerine çalışmalarını sürdüren grup; dans, ışık, obje, hareket ve tiyatroyu bir arada kullanıyor.
İstanbul Modern'de 5-6 Mayıs'ta düzenlenecek Akdeniz Kuklası Sempozyumu'nda ''Akdeniz'de Kukla Geleneği'', ''Karagöz ve Akdeniz Kuklasına Etkisi'', ''Akdeniz'de Kukla Etkileşimi'' ve ''Akdeniz Kuklası ve Toplum-Dün ve Bugün'' gibi konular tartışılacak.

15 Nisan 2009 Çarşamba

'Kaplumbağa Terbiyecisi' efsanesinin sonu

Osman Hamdi Bey'in en çok tanınan eseri 'Kaplumbağa Terbiyecisi' hakkında yıllardır pek çok şey söylendi. Kimileri "O zamanki idari yapılanma içinde yer alanlara siyasi birtakım göndermeler." dedi, kimileri "Doğu'yu çağdaşlaştırmak isteyen bir Osmanlı aydınının hali." diye yorumladı bu resmi.
Kimi de böyle bir mesleğin olup olmadığını araştırdı. Sabancı Müzesi'nde dün açılan "Batı'ya Yolculuk - Türk Resim Sanatının 70 Yıllık Serüveni (1860 - 1930)" adlı sergi, tabloyla ilgili önemli bir gerçeği ortaya çıkardı. Ünlü oryantalist ressam, eserini yaparken 1869'da yayımlanan Tour du Monde adlı seyahat dergisinde, İsviçre diplomatının Japonya üzerine yazdığı makalede yer alan kaplumbağa terbiyecisi gravüründen esinlenmiş. Sergide 'Kaplumbağa Terbiyecisi'nin bir ikizi daha olduğu da ortaya çıktı. Belma Simavi Koleksiyonu'nda yer alan ve çok az kimsenin bildiği bu tablo ilk kez sergileniyor.
Aynı aileden gelen ve Osman Hamdi'nin arşivini elinde bulunduran tarihçi Prof. Dr. Ethem Eldem, sergi kataloğu için kaleme aldığı yazıda 'Kaplumbağa Terbiyecisi' üzerindeki tüm sisleri 'basit' bir şekilde dağıtıyor. Şimdiye kadar esere dair yorumların kendisini güldürdüğünü söyleyen serginin küratörü Ferid Edgü ise "Osman Hamdi konuyu çok sevmiş ve esinlenerek resmetmiş. Eldem'in makalesi tüm yorumlara çok güzel cevap." diyor.
Kaplumbağa Terbiyecisi hakkında bugüne kadar yapılan bütün yorumları boşa çıkaran öykü aynen şöyle: Osman Hamdi Bey, 1869'da babasına Bağdat'tan yazdığı mektubunda, "Bana yollamış olduğunuz Tour du Monde'u okudum" der. 'Devr-i Âlem' veya 'Dünya Turu' olarak tercüme edilebilecek bu eser, dönemin en gözde seyahat dergisidir. Ciltte yer alan bir İsviçre diplomatının Japonya üzerine makalesinin ilk sayfasında yer alan gravürde bir 'Kaplumbağa Terbiyecisi' resmedilmiştir. Japon L'Crepon adlı bir illüstratör tarafından çizilip yayımlanan resmin yanında ise şu bilgi yer alıyor: "Kaplumbağa terbiyecisi kendi şarkılarıyla madeni bir davulun ritminden başka bir şey kullanmaz. Öğrencileri ise tek sıra halinde yürür, çeşitli hareketlerde bulunur, sonunda da insan yardımı olmadan, en irileri en küçüklere köprü oluşturarak alçak bir masaya çıkarlar; ardından da kendiliklerinden üç veya dört öbek oluştururlar, sanki birisi bağadan tepsileri üst üste yığmış gibi".
Ethem Eldem, "Bu resmi gördükten sonra Osman Hamdi Bey'in Kaplumbağa Terbiyecisi'ni düşünmemek elde değil." diyerek yıllardır süren bir efsaneyi söndürmenin keyfiyle şöyle devam ediyor: "Belki de bu kadar gizemli bulduğumuz ve bir türlü manalandıramadığımız tablonun arkasındaki hikâye bundan ibarettir: Bağdat'ta ilk gördüğünde ilgisini çekmiş, sonra da kim bilir, belki otuz beş sene sonra Tour du Monde'un o cildi tekrar eline geçtiğinde bu resmi hatırlayıp yeni bir tablonun ilham kaynağı bu şekilde belirmiştir."
1869'da yayımlanan Japon gravürü ve 1906'da tamamlanan Kaplumbağa Terbiyecisi'nin ikinci versiyonu sergide yan yana konulmuş. Böylece tablonun ilham kaynağının ne olduğu, böyle bir meslek olup olmadığı, burada temsil edilenin bir ilerleme veya sanat metaforu olabileceği gibi efsaneler son buluyor. 2004'te o günkü parayla 5 trilyon lira gibi rekor bir fiyata satılan 'Kaplumbağa Terbiyecisi' şu anda Pera Müzesi'nde yer alıyor. Sabancı Müzesi'nde sergilenen ikinci eseri, sanatçı kendi el yazısıyla Ahmet Muhtar Paşa'ya ithaf etmiş.
'Türk resim sanatının 70 yıllık sergüzeşti
Sakıp Sabancı Müzesi'nde Yüksel İnşaat A.Ş.'nin desteğiyle açılan "Batı'ya Yolculuk - Türk Resim Sanatının 70 Yıllık Serüveni" sergisinde Osman Hamdi Bey'den İbrahim Çallı'ya, Feyhaman Duran'dan Namık İsmail'e, 19. yüzyılda doğmuş ressamlarımızın 150 eseri yer alıyor. Cumhurbaşkanlığı Atatürk Müze Köşkü, Ankara Resim ve Heykel Müzesi, TBMM Milli Saraylar Dolmabahçe Sarayı Müzesi, MSGSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, SSM koleksiyonları ve özel koleksiyonlardan seçilmiş eserler Türk resminin 70 yıllık serüvenini anlatıyor. Sergi 30 Haziran'a kadar gezilebilir.
Clicky Web Analytics