belgesel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
belgesel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Mayıs 2009 Salı

Kadın Yönetmen Bargur'dan İki Belgesel

12. Uçan Süpürge Film Festivali, İki Filmiyle Festivale Katılan İsrailli Kadın Yönetmen Ayelet Bargur'u Konuk Etti. Genç Yönetmen Ayelet Bargur'un Festivalde İki Belgeseli Gösterildi.
12. Uçan Süpürge Film Festivali, iki filmiyle festivale katılan İsrailli Kadın Yönetmen Ayelet Bargur’u konuk etti. Genç yönetmen Ayelet Bargur’un festivalde iki belgeseli gösterildi.
’Ağustos Caddesi’ndeki Ev’ filminde yönetmen Berlin’de yaşamış olan kendi büyükbabasının halasını konu almış. 1930’larda yaşanan Yahudi soykırımı sırasında 100’den fazla çocuğu soykırımdan kurtaran Beate Berger’in azim ve sabırla örülmüş hikayesi belgeselin konusunu oluşturuyor. Dört yıllık bir çalışmanın ürünü olan belgesel 2007 yılında tamamlanmış. Filmin anlatıcıları o yıllarda 5-10 yaşlarındaki bakımevinde yetişen çocuklar. Belgeselin ana teması, şimdilerde 85-90 yaşına gelip sağ olanların anlattıkları... Son derece akıcı bir şekilde ele alınan belgesel, olayların yaşandığı mekanda çekilmiş.
Yönetmen’in ikinci filmi "Niyetlerin Ardında" ise, yakınlarını savaşta kaybeden İsrailli ve Filistinli ailelerin kurduğu Barış için Uzlaşma grubunu ve onların barışa yaklaşma niyetlerini anlatıyor.
Yönetmen Ayelet Bargur, 1969 yılında doğdu. 1996 yılında Tel Aviv’de 4 yıl süren film yönetmenliği eğitimi aldı. Şimdiye kadar 10 film çeken Bargur’un "A good place to be" adlı kısa filmi 1997 yılında Cannes Film Festivali’nde seçkiye girdi. Yönetmen her zaman kendi istediği, kurguladığı filmleri çekmekten hoşlandığını, sipariş film yapmadığını vurguluyor.

11 Mayıs 2009 Pazartesi

Tüm insanlık 200 kişilik bir kabileden geliyor!

Tüm insanlık Afrika'dan türedi. Anadolu üzerinden Avrupa'ya geçen birkaç yüz kişi Avrupa'da yaşayan tüm insanların ataları!
Tüm insanlığın Afrika’daki 200 kişilik bir kabileden türediği iddia edildi. Oxford Üniversitesi’nin çalışmasına göre, bu kabilenin bir kolu 50 bin yıl önce İstanbul Boğazı’nı geçip Avrupa’ya ulaştı.
Vatan'ın haberine göre İngiliz Oxford Üniversitesi uzmanları Afrika dışında yaşayan tüm insanlığın, Afrika’daki 200 kişilik küçük bir kabileden türediğini belirledi. Buna göre 90 -70 bin yıl önce önce iklim şartlarının değişmeye başlaması ve bunun sonucunda suların çekilmesi sonrası Afrika’daki bu küçük kabilenin üyeleri Kızıl Deniz’i geçerek göç etmeye başladı. Dünyanın dört bir yanına doğru yayılmaya başlayan kabile üyelerinin bir kolu da suların çekilmesiyle yürüyerek geçilecek hale gelen İstanbul Boğazı’ndan geçerek Avrupa’ya ulaştı. İstanbul Boğazı’ndan geçen bu birkaç yüz kişilik Afrikalı kabile üyeleri, Avrupa’da yaşayan tüm insanların ataları olarak gösteriliyor.

BBC belgesel yayınladı
İngiliz BBC kanalında dün yayınlanan “The Incredible Human Journey” (İnanılmaz İnsan Yolculuğu) isimli belgesele göre Oxford Üniversitesi uzmanları yürüttükleri genetik analizler sonucunda Avrupa, Asya, Avustralya, Kuzey ve Güney Amerika’da yaşayan tüm insanların Afrika’da 200 kişilik bir kabileden türediğini ortaya koydu. Bilim adamları, “modern” insanın bundan 195 bin yıl önce Afrika’nın doğusunda yaşadığını tahmin ediyor. Buna göre 150 bin yıl önce Afrika kıtasında 14 ayrı kabile yaşıyordu ancak bunlardan yalnızca biri Afrika’dan çıkmayı başarabildi.

Kızıl Deniz’i geçtiler
İklim şartlarının çok kurak olduğu ve kıtaların birbirine çok daha yakın olduğu bir dönemde yaşadıkları bölgeden ayrılan Afrikalı kabile üyeleri dünyanın dört bir yanına göç ederek şu an bu bölgelerde yaşayan insanların atası oldu. Kabile üyeleri, ilk olarak 65 bin yıl önce Asya kıtasına yayılmaya başladı, 50 bin yıl önce de Boğaz’dan geçerek Avrupa’ya yerleşmeye başladı. Son olarak da 15 bin yıl önce Güney Amerika’ya yani dünyada insanların yerleştiği en son kıtaya ulaştı. Araştırmayı yürüten Oxford’lu genetik bilimci Stephen Oppenheimer, “İncelediğimiz binlerce DNA örneği Afrikalı olmayan tüm insanların Kızıl Deniz’i geçerek Afrika’dan dünyaya yayılan küçük kabileden geldiğini gösteriyor” diye konuştu.

10 Mayıs 2009 Pazar

"İstanbul Belgesel Günleri" başlıyor

''Documentarıst/İstanbul Belgesel Günleri'', 2-7 Haziran tarihleri arasında pek çok ödüllü filmi İstanbullu seyirciyle buluşturacak.
Avrasya Sanat Kolektifi tarafından ilk kez geçen yıl düzenlenen İstanbul Belgesel Günleri'nin gösterimleri, Goethe-Institut İstanbul, Fransız Kültür Merkezi, Hollanda Konsolosluğu-Union Church of İstanbul ve Pera Müzesi Sineması'nda gerçekleştirilecek.
Son bir yılda dünya festivallerinde büyük başarı elde eden filmleri ve pek çok belgesel yönetmenini İstanbul'da buluşturmaya hazırlanan etkinlikteki filmler, talep üzerine bu yıl başka kentleri de dolaşacak.
Bu yılki odak noktasını Finlandiya ve Kuzey Avrupa ülkelerinin oluşturacağı etkinlik programında, belgesel alanında harikalar yaratan Fin sinemasının en başarılı örneklerinden geniş bir seçki yer alacak.
Seçkide son dönem örneklerinin yanı sıra ülke sinemasının yakın tarihinden ''Melankoli'nin Üç Odası'', ''Zarif Kıvrımlar'', ''Devrim'' gibi klasikleşmiş yapıtlar da gösterilecek.Avrasya Sanat Kolektifi tarafından ilk kez geçen yıl düzenlenen İstanbul Belgesel Günleri'nin gösterimleri, Goethe-Institut İstanbul, Fransız Kültür Merkezi, Hollanda Konsolosluğu-Union Church of İstanbul ve Pera Müzesi Sineması'nda gerçekleştirilecek.
Son bir yılda dünya festivallerinde büyük başarı elde eden filmleri ve pek çok belgesel yönetmenini İstanbul'da buluşturmaya hazırlanan etkinlikteki filmler, talep üzerine bu yıl başka kentleri de dolaşacak.
Bu yılki odak noktasını Finlandiya ve Kuzey Avrupa ülkelerinin oluşturacağı etkinlik programında, belgesel alanında harikalar yaratan Fin sinemasının en başarılı örneklerinden geniş bir seçki yer alacak.
Seçkide son dönem örneklerinin yanı sıra ülke sinemasının yakın tarihinden ''Melankoli'nin Üç Odası'', ''Zarif Kıvrımlar'', ''Devrim'' gibi klasikleşmiş yapıtlar da gösterilecek.

20 Nisan 2009 Pazartesi

'Devrim Arabaları'ndan oyuncu akademisi çıktı

İlk Türk otomobili "Devrim"in doğuş hikâyesini beyazperdeye aktaran "Devrim Arabaları"nda tanışan yönetmen Tolga Örnek ile karı koca oyuncular Vahide- Altan Gördüm çifti, filmden doğan arkadaşlıklarını yeni bir projeyle devam ettiriyor.
"Akademi 35 buçuk" adlı bir okul açmaya hazırlanan üçlü, 25 Nisan'da öğrencileriyle buluşacak.
İzmir Karşıyakalı olan Altan-Vahide Gördüm çifti, Karşıyakalılar'ın kullandığı "35 buçuk" tabirini, okullarının adı olarak belirledi. Yönetmen Tolga Örnek ise İzmirli olmamasına rağmen bu ismi destekledi.
Zincirlikuyu'da oyunculuk eğitimi verecek olan okulda Altan Erkekli, Sungun Babacan gibi oyuncular ders verecek. 12 haftalık ders programı takvimi bin 500 TL'den başlıyor.

17 Nisan 2009 Cuma

8. Alanya Belgesel Film Festivali 4 Mayıs'ta başlıyor.

Alanya Sinematek Derneği ve Belgesel Sinemacılar Birliği'nin Alanya Belediyesi, Alanya Ticaret ve Sanayi Odası, Alanya Tanıtma Vakfı, bazı tur operatörleri ve konaklama tesislerinin katkılarıyla düzenlediği 8. Alanya Belgesel Film Festivali 4 Mayısta başlayacak.
Festivalde, Alanya Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu'nda 24 yerli ve 24 yabancı olmak üzere toplam 48 film gösterilecek.
Yönetmen Rüya Arzu Köksal'ın ''Son Kumsal'' filmi ile başlayacak olan festivalde, ''Hayatın Ritmi'', ''Aksak'', ''Lilit'in Kızkardeşleri'', ''Ruanda'nın Çiçekleri'', ''Kızıma Dokunmayın'', ''Bir Bebek İçin Bir Öküz'', ''Hazır mısın? Everest'' gibi filmler de yer alıyor.
Festivalde kapsamında, 6 Mayıs Çarşamba günü, yönetmen Berrin Avcı Çölgeçen'in bir süre önce kaybettiğimiz belgesel film yönetmenlerimizden Süha Arın'ın anısına gerçekleştirdiği ''Bir Türkiye Sevdalısı; Süha Arın'' adlı filminin gösteriminin ardından ''Süha Arın ve Türkiye'de Belgesel Sinema'' konulu bir panel düzenlenecek. Panele, yönetmenler Berrin Avcı Çölgeçen, Hakan Aytekin, Hasan Özgen, Nuran Bayer, Savaş Güvezne ve Reha Arın katılacak.
Festival boyunca gösterilecek bütün filmler, her gün saat 11.00 ile 20.30 arasında Alanya Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu'nda ücretsiz olarak izlenebilecek.

16 Nisan 2009 Perşembe

"Kemal Sunal Film Afişleri" sergisi

"Türk Sinemasının Güldüren Yüzü: Kemal Sunal Film Afişleri Sergisi", 20 Nisan'da İstanbul Ticaret Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde açılacak. Fakültenin Eminönü yerleşkesinde sanatseverlere sunulacak sergi, 25 Nisan'a kadar görülebilecek.
Agah Özgüç'ün arşivinden düzenlenen serginin açılışında öğrenciler tarafından hazırlanan Kemal Sunal belgeseli gösterilecek.
Serginin açılışında sanatçının yakınları ve sanat dünyasından dostlarının katılacağı kokteyl verilecek.

14 Nisan 2009 Salı

Türk gibi başladı Alman gibi bitirdi!

Genç yönetmen Murat Şeker'in, 'Almancı' Türkler'in başarısını anlattığı 'Türk Gibi Başla Alman Gibi Bitir' adlı belgeseli, İstanbul Film Festivali'nde gösterilecek.
Yönetmenlik hayatına 2005 yılında çektiği 'Almanya Rüyası' adlı belgeselle başlayan ve ardından 'Aşk Tutulması'nın da içinde yer aldığı üç uzun metraj filme imza atan Murat Şeker, belgeselciliğe geri döndü. "Belgesel benim için dinlendirici ve besleyici bir şey. Bana antrenman gibi geliyor" diyen Şeker, son olarak Almanya'da çektiği 'Türk Gibi Başla, Alman Gibi Bitir' adlı belgesele imza attı. İlk gösterimi, 16 Nisan'da İstanbul Film Festivali'nde gerçekleştirilecek olan 'Türk Gibi Başla, Alman Gibi Bitir', çok kültürlülüğün dezavantaj değil, tersine bir avantaj olduğunu anlatıyor.
İki haftada çekildi
Yapımcılığını Hülya Duyar ve Ünsal Meşeci'nin yaptığı belgesel, MPOOL Production tarafından gerçekleştirildi. Belgesel, son yıllarda isimlerini sıkça duyduğumuz 'Almancı' sanatçıların başarılarını anlatıyor. Köln, Düsseldorf ve Berlin kentlerinde gerçekleştirilen ve iki haftada çekilen belgeselde; Almanya'da kültür ve sanat platformunda öne çıkan Türkiye kökenlilerin hikayesi konu ediniliyor.

13 Nisan 2009 Pazartesi

Toplumsal Hafıza; Küresel Karmaşa

Osmanlı Bankası Müzesi Sineması’nda “Toplumsal Hafıza” teması altında, yönetmenliğini Bruce Petty’nin üstlendiği Küresel Karmaşa adlı belgesel gösterilecek. 16 Nisan Perşembe günü saat 17:30 ve 19:00′da yapılacak gösterimlerin ardından, Araştırmacı ve Yazar Sungur Savran, “Karmaşanın Düzeni” konulu bir söyleşi gerçekleştirecek.
Global Haywire (Küresel Karmaşa), gerçek ve canlandırma figürlerden oluşmuş, doğu ve batı arasındaki mevcut krizin nedenlerini bulmak amacıyla toplanmış bir komiteyi izleyen, hicveden bir belgesel. Komite, anlaşmazlığın tarihsel arka planını anlamak için, çizgi filmler, öğrenci ve uzmanlarla söyleşiler ile arşiv görüntüleri içeren bir rapor sunar. Çok geçmeden, Vince adında, batıyı temsil eden bir olası zanlı bulurlar. Komite, Vince’in delice, dünyayı A ve B olarak iki seviyeye ayıran, uçan bir gemi inşa etme çabasını izlemeye karar verir.
Osmanlı Bankası Müzesi Sineması’nın Belgesel Sinemacılar Birliği danışmanlığında hazırladığı program, “Toplumsal Hafıza” teması altında gösterilen filmler ve ardından yapılan söyleşilerden oluşuyor. Seanslar, (0212) 334 22 70 numaralı telefondan rezervasyon yaptırılarak ücretsiz izlenebiliyor.
OSMANLI BANKASI MÜZESİ
Bankalar Caddesi No:11 Karaköy
Tel: (0212) 334 22 70

9 Nisan 2009 Perşembe

Erzurumlu`nun destanlaşan mücadelesi

Erzurum`un Rus işgaline karşı yaptığı savunma, Ermeni zulmünü anlatan belgesel roman `Soğuk Cennetin Çocukları` kitapçılardaki yerini aldı.
Erzurumlu Eşref Özoltulular tarafından kaleme alınan `Soğuk Cennetin Çocukları` adlı belgesel roman Erzurum Kitaplığı yayınevi tarafından yayınlandı. Erzurum`un Rus işgalinde neler yaşadığı, tehcir, Ermeni zulmü, Erzurumluların Ruslara karşı verdikleri mücadele 2 yıl 11 ay süren acı dolu yılların izlerini silemediği hatıraların yer aldığı romanda anlatılanlar belgelerle destekleniyor.
Erzurum Kitaplığı sorumlusu Muammer Çelik, uzun uğraşlar sonucu hazırlanan belgesel romanda şehrin yaşadıklarının ilk kez edebi bir dille anlatıldığını söyledi. Yazar Eşref Özoltulular`ın kitabı hazırlarken o dönemde yaşayanların anlatımlarından yola çıktığını ve elde edilen belgelerle kitabın yazıldığını belirtti. Erzurum`un yaşadığı acıların hep anlatıldığını ama hiçbir zaman bunun yazılmadığını ifade eden Çelik, hazırlanan bu 654 sayfalık kitapla Rus işgali ve sonrasındaki yaşanan acıların edebi bir dille roman haline getirildiğini kaydetti. Çelik, `Erzurum`un işgal yılları ile ilgili kaynaklar sınırlıdır. Edebiyata yansıması olmamıştır. Eşref Özoltulular yakın çevresindeki birinci ve ikinci kuşak görgü tanıklarından derlemeler yaptı. Kantarcızade Mustafa Bey, Yarbay Twerdo Kheflo`nun anılarından, elliye yakın konuyla ilgili kitaptan istifade ederek, dönemi ve şehrin ileri gelenlerinin romanını yazdı.`dedi.

8 Nisan 2009 Çarşamba

Belgesel Film “Gözmece”nin Galası Yapılıyor

Aydın Sevinç’in gerçekleştirdiği 45 dakikalık Gözmece adlı belgesel filmin galası 16:30′da Renkahenk Sanatevi’nde yapılıyor. Açılış sunumunu Nilüfer Açıkalın’ın yapacağı galada halen yaşamını İsviçre’de sürdüren yönetmenin mektubunu Halil Ergün okuyacak.
Diyarbakırlı çocukların oyunlarından adını alan belgesel, 28 Mart 2006 tarihinde yaşanan olaylar ve sonrasını gerçek görüntülerle anlatıyor. Olayların içinde bulunan çocuklar ve yaşamını yitiren çocukların aileleri, arkadaşları ve kardeşleri yaşadıklarını, hissettiklerini gördükleri şekliyle anlatıyor.
Clicky Web Analytics